Dünya Tarihinin Dönüm noktaları

Dünya Tarihinin Dönüm noktaları

Dünya bir gezegen… Ve içinde yaşamakta olduğumuz bu gezegen, varlığını tam 4,5 milyar yıldır sürdürüyor. Büyük bir olay yaşamadıkça ya da gezegenimizin dönüşünü ve dengesini etkileyecek bir durum yaşanmadıkça, dünya var olmaya devam edecek gibi görünüyor. Günümüz teknoloji imkânları ile gelişebilecek olaylar kısmen öngörülebilse de tamamen net bir şekilde gezegenimiz hakkında öngörüde bulunabilmek oldukça zor. Bir yıl içinde ve hatta yarın dünyamıza neler olacağı belirsiz. Tıpkı dünyanın ve dolayısı ile yaşamın bir patlama ile başlamış olması gibi yarının bize neler getireceği hep bir soru işareti.

Bu yazımızda, geçmişin ışığında dünyamızı etkileyen, yaşama yön veren olayları inceleyip, dünya tarihinin dönüm noktaları hakkında bilgiler sunacağız.

Dünya’nın Varoluş Hikâyesi

Dünya tarihinin dönüm noktaları arasında yer alan ve ilk sırada karşımıza çıkan olay, elbette ki dünyanın varoluşudur. Dünya tam olarak 4,5 milyar yıl önce, genç olan Güneş gezegeninin etrafındaki taşlardan ve tozlardan meydana gelmiştir. Bu varoluş hikâyesinde çekim kuvvetinin etkisi de büyüktür. Çünkü çekim kuvvetinin etkisi ile taşlar birbirine yaklaşmış, bazen de çarpışmıştır ve sonuç olarak zaman içerisinde yaşamakta olduğumuz dünyamız, asıl şeklini almıştır.

Dünya’da Yaşam Başlıyor

Tam olarak kesin olmamakla birlikte Dünya 4,5 milyar yıldır var ve varolmaya da devam ediyor. Dünya 4,5 yıldır var, peki ya yaşam? Yaşamın kökeni de bu kadar eski mi? İşte tüm bu sorulara cevap olarak, bilimin ışığında bilgi sahibi olabiliyoruz. Çünkü canlı yaşamına dair bilinen en eski fosil tam 3,5 milyar yıl öncesine ait.

Varlığı 3,5 milyar yıl öncesine ait olan, bilinen fosili aynı zamanda bize Dünya’nın 3,5 milyar yıl önce de yaşamasına imkân veren bir yer olduğu bilgisini de vermiş oluyor. Her ne kadar bu fosil, tek hücreli bir mikroorganizmaya ait olsa da Dünya’da yaşam, o yıllardan beri var.

Dünya’da yaşamın 3,5 milyar yıl önce başladığı teyit edilen fosiller sayesinde kesin fakat daha önce de başlamış olması ihtimali de bulunmakta. Ne yazık ki, yaşamın başlaması ile birlikte varolan ilk canlı türünün neye benzediği hakkında net bir bilgiye ulaşılamıyor çünkü dönemin koşulları düşünüldüğünde; Dünya henüz yeni yeni oluşmakta ve birbiri ile çarpışan göktaşları bulunmakta. Dolayısı ile yaşam, göktaşlarının çarpışmasından etkilenmeyecek olan noktalarda başlamış olabilir. Örneğin; okyanus dipleri bunun için oldukça uygun. Sonuç olarak; dünya tarihinin dönüm noktaları arasında yaşamın başlaması, Dünya’nın varoluşundan sonra ikinci sırayı alıyor.

Üçüncü sırada ise fotosentezin başlaması yer alıyor. Canlı türleri için oldukça önemli olan bu olayın ilk başladığı zamanlarda yani 3,4 milyar yıl önce yaşanan fotosentez olayında organizmalar oksijen salınımında bulunmuyordu.

Dünya tarihinin dönüm noktaları sıralamasında, dördüncü sırayı ise kıtaların oluşumu alıyor. Yaklaşık olarak 3 milyar yıl önce ilk levha tektoniği yaşanmış ve bilinen ilk süper kıta olan Ur Kıtası oluşmuştur.

Ve hava… Dünya ilk oluştuğunda ve fotosentez olayı ilk yaşandığında solunabilir bir havadan bahsetmek imkânsızdı. Solunabilir havanın var olması, yaklaşık olarak 2,4 milyar yıl öncesine dayanıyor. 2,4 milyar yıl önce, bir takım bakteriler Güneş’in ışığını kullandı ve karbondioksit ile suyu şekere dönüştürdü, ardından oksijen salımına başladı. Dolayısı ile bu olay, Dünya tarihinin dönüm noktalarında beşinci sırayı alıyor.

Altıncı sırada, 2,1 milyar yıl önce ortaya çıkan karmaşık yapılı hücreler var. Dünya’da var olan ilk hücreler basit yapılıydı fakat daha sonra karmaşıklaştı ve ökaryotlar ortaya çıktı. Bilindiği üzere, günümüzdeki tüm bitki ve hayvanlar ökaryot canlılardır.

Yedinci sırada, çiftleşmenin yani üremenin seksle gerçekleşmeye başlaması yer alıyor. 1,2 milyar yıl öncesine dayanan bu olaydaki kesin kanıt; kırmızı alglere ait olan fosillerdeki seks ile üreyen spor hücreleridir.

Ve çok hücreli yaşam başlıyor. 1 milyar yıl öncesine kadar Dünya’da tek hücreli canlılar bulunuyordu. Organizmaların birbirinden bağımsız olarak çok hücreliliğe evrilmesi ise Dünya tarihinin dönüm noktaları arasında sekizinci sırada.

Dokuzuncu sırada Dünya’nın donması var ve bu olaya Kartopu Dünya ismi veriliyor. İlk karmaşık organizma olarak bilinen Ediacaran türüne bu dönemde rastlanıyor.

Onuncu sırada ise Kambriyen Patlaması olarak bilinen patlama yer alıyor. 535 milyon yıl önce gerçekleşen bu olayla hayvan grupları meydana geldi. Bu olayı takip eden süreçte, on birinci sırada yer alan olay;bitkilerin karada var olması ve çeşitlenmesidir. Yani; hayvan türleri denizden karaya çıkıp yerleşmemiş, dolayısı ile karanın ilk sahipleri yeşil algler olmuştur.

Ve sırada yokolmalar… On ikinci sırada yer alan olay; 460 milyon yıl önce yaşandı ve adına Ordovisyen Dönemi denildi. Bu dönemde aşırı soğuklar nedeni ile deniz canlılarının büyük bir kısmının soyu tükendi.

Ve denizdeki canlılar karaya çıktı… on üçüncü sırada yer alan olay 35 milyon yıl önce gerçekleşti; denizdeki canlılar karaya çıkmaya başladı.

On dördüncü sırada, 320 milyon yıl önce başlayan sürüngenlerin evrimleşmeye başlaması olayı yer alıyor. Buna göre, evrilen sürüngenler kara hayvanı halini aldı.

On beşinci sırada Süper Kıta oluşumu var. Buna göre, Dünya üzerindeki tüm kıtalar bir araya geldi ve 300 milyon yıl önce tek bir kıtayı oluşturdu.

On altıncı sırada yeniden bir yokoluş var. Fakat bu yok oluş, Dünya tarihinin dönüm noktaları içindeki en büyük yokoluştur ve adı Permiyen Yok Oluşu’dur. 252 milyon öncesine dayanan bu olayda Dünya’daki canlıların yüzde 96’sı yok olmuştur ve bu dönemde dinazorlar evrilmeye başlamıştır.

On yedinci sırada, tüylü ve ilk memelilerin ortaya çıkması yer alıyor. Memelilerin atası ise Cynodont adındaki canlılardır.

On sekizinci sırada yine ve yeniden bir yok oluş var. Triyasik Yok Oluşu olarak adlandırılan bu dönemde, Dünya’daki canlıların yaklaşık yüzde 80’ninin soyu tükenmiştir.

Ve on dokuzuncu sırada ilk kez kuşların ortaya çıkması var. 160 milyon yıl önce yaşanan bu olayda kuşlar, dinazorlardan evrilmişlerdir.

Sıra geldi Dünya tarihinin dönüm noktaları sıralamasının yirmincisine. Bundan tam 130 milyon yıl önce çiçekler varolmaya başladı. Bitkilerin tarihi elbette ki daha eski fakat çiçekler bitkilerden, otlardan çok daha sonra var olmuştur.

Dünya tarihi, yok oluşlarla dolu. Yirmi birinci sırada yine bir yok oluş hikâyesi var ve bu defa nesli tükenen; dinozorlar. 65 milyon yıl önce bir metoritin çarpması ile dinozorlarla birlikte büyük ebattaki deniz sürüngenleri de yok oldu. Bu yok oluş, dünya tarihinin beşinci son yok oluşudur, tabi ki şimdilik…

Yirmi ikinci sırada Dünya’yı etkileyen olay; 60 milyon yıl önce primatların evrilmesi olayıdır. Bu zamanda, memeli canlılar bebeklerini plesanta içerisinde besleyebilmeye başladı. Ardından bu canlılar maymunlara, son olarak da insanlara evrilme hareketi gösterdi.

Ve sıra geldi son dönüm noktasına…. Bundan yaklaşık olarak 7 milyon yıl önce ilk hominidler ortaya çıktı. Ardından, yani 200 bin yıl önce de türümüz olan Homo Spiens’ler var oldu. Ne şaşırtıcıdır ki, dünyayı algılayabilen, düşünebilen, hisseden, konuşan, zekâ sahibi olan tek tür olarak neredeyse en son var olmuşuz.

Görüldüğü gibi Dünya sürekli olarak bir devinim hâlinde. Dünya sadece değişmekle kalmıyor; aynı zamanda her yok oluştan sonra yeniliklerle varoluyor. Bu nedenle, yarının bizi ne beklediği belirsiz.

    Yorumunuzu bırakın

    Your email address will not be published.*