Osmanlı Devleti Islahatlarının Genel Özellikleri

Osmanlı Devleti Islahatlarının Genel Özellikleri

Osmanlı devleti 17. Yüzyıla geldiğinde, askeri ekonomik, siyasi ve toplumsal anlamda bir takım değişim süreçlerine girmiştir. Bu değişim süreci beraberinde, farklı padişahlar tarafından farklı yüzyıllarda gerçekleştirilen ıslahatları kapsamaktadır. Durakla dönemi itibariyle başlamış olan bu ıslahatları 3 ana başlık altında değerlendirmek gerekirse;

17 Yüzyıl Islahatları

Duraklama dönemi itibariyle gerçekleştirilmiş olan bir dizi yenileşme hareketidir. 17. Yy. ıslahatlarında değişimleri halka benimsetmek yoluna gidilmemiş, baskı ve şiddet içerikli yollarla yenileşme hareketleri halka dayatılmaya çalışılmıştır. Yapılan ıslahatlarda, duraklama dönemi itibariyle maalesef üstünlüğünü her anlamda kanıtlamış olan Avrupa örnek alınmamıştır. Bu dönemin ıslahatçıları, duraklama döneminin önüne geçerek, Osmanlı Devleti’nin geride kalan altın çağına geri dönmeyi hedeflemişlerse de, yapılan ıslahat hareketleri, ıslahatı gerçekleştiren padişahın ömrü ile sınırlı kalıp süreklilik sağlayamadığından, duraklama döneminin gerileme dönemine evirilmesine neden olmuştur.

  1. yy. ıslahatları alan bazında değerlendirildiğinde, genellikle yönetim, hukuk ve teknik alanlarda gerçekleştirilmiştir. Bu anlamda yapılan ıslahat hareketleri, yeniçerilerin, ulema sınıfının ve halkın yoğun tepkiyle karşılaşır.

18. Yüzyıl Islahatları

  1. yy. ’da yapılan bu ıslahatlarda Avrupalı devletlerin üstünlüğü kabul görmüş ve bu doğrultuda, değişim hareketleri gerçekleştirilmiştir. Bir önceki yüzyılda gerçekleştirilen ıslahatlara göre daha kapsamlıdır. 18 yüzyıl ıslahatlarında, genellikle eğitim ve askeri alanlarda değişim çalışmaları yapılırken, yönetimsel ve hukuki anlamda ıslahat çalışmaları söz konusu olmamıştır.
  2. yüzyıl ıslahatlarının, başarısız olmasındaki en önemli neden, ıslahatı gerçekleştiren devlet adamlarının istekleri doğrultusunda gerçekleştirilmeleri, halkın beklentilerinin ve isteklerinin ıslahatlarda yerinin olmamasıdır. 18. Yüzyılda yapılan ıslahatlar, askeri ve eğitim alanlarında gerçekleştiği için asırlardır süregelen ve aslında artık devletin yönetiminde de söz sahibi olmuş iki sınıf olan ulemalar ve yeniçerilerin çıkarlarını zedelemiştir. Bu anlamda yapılan ıslahatların önünde duran en önemli engel olan iki sınıf olmuşlardır. Yine bir önceki yüzyılda gerçekleşen ıslahatlar gibi, ıslahatı gerçekleştiren devlet adamının ölümüyle yapılan ıslahat hareketi hangi alanda olursa olsun sürdürülmemiş, padişahların ömürleriyle sınırlı kalmıştır.

19. Yüzyıl Islahatları

Osmanlı Devleti’nin dağılma dönemi olan 19. Yy. içerisinde gerçekleştirilen ıslahat hareketlerinin bütünüdür.  Bu yüzyıl içerisinde gerçekleştirilen ıslahatlarda amaç devletin dağılma döneminin sona ermesini sağlayıp imparatorluğun çökmesini engellemektir. Bunun yanı sıra Osmanlı devleti önceki yüzyıllarda gerçekleştirilen ıslahatlarda Avrupa devletlerinin etkisiyle azınlık haklarının korunması için ciddi adımlar atmıştır. Ancak Avrupalı devletlerin asıl amacı, etkin unsur yönünden çeşitlilik gösteren Osmanlı devletinin bu özelliğinden faydalanarak iç işlerine karışmaktır. 19 yüzyıl geldiğinde Osmanlı Devletide artık durumun farkına varır ve bu yüzyıl içerisinde gerçekleştirdiği ıslahatlarda Avrupalı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla hamleler yapar.

19 yüzyıl ıslahatlarının yapılmasındaki bir değer amaç ise, Rusya’nın desteğini almaktır. Önceki yüzyıllarda yapılan ıslahat hareketlerinde askeri alandaki bozulmalar hedef alınmış ve bu yönde ağırlıklı hamleler yapılmıştır. Ancak 19. Yy. geldiğinde ülkenin sorunlu olan tek sınıfının askeriye olmadığı, her alanda köklü değişikliklere gidilmesi, gerektiği kanısına varılır.

19. yüzyıl ıslahatları da maalesef Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini değiştirememiştir. Çünkü yapılan ıslahat hareketlerinde temelde iyi amaçlar ve iyi hedefler ortaya koyulmuş olsa da artık, devletin doğal sınırlara ulaşması gibi bir durum söz konusudur. Geçmiş yüzyıllarda meydana gelen yönetimsel çatışmalar sebebiyle merkezi otorite fazlasıyla zayıflamıştır. Ayrıca Fransız İhtilali’nin etkisiyle zengin bir etnik altyapıya sahip olan Osmanlı Devleti’nde kültür çatışmalarının yaşanması kaçınılmaz olmuş ve her millet bağımsızlık isteğinde bulunmuştur.  Ekonomik yönden de zayıflamış olan Osmanlı’nın verilen kapitülasyonlarla sömürge haline gelmiş olması ve Rusya’nın Osmanlı devletinin destek beklemesini fırsat bilerek her türlü hakkı talep ediyor oluşu 19. Yy ıslahatlarının da başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur.

    Yorumunuzu bırakın

    Your email address will not be published.*