Bilim

Su Aygırının Yapısı ve Özellikleri

Su aygırı diğer bir adıyla hipopotam, su aygırıgiller familyasına tabi, çok bir büyük bir otobur memelidir. Bu familyadan olan diğer bir su aygırı türü ormanda yaşayan cüce su aygırıdır.

İnsanlar arasında su aygırı olarak bilinen bu hayvanın bilimsel ismi Hippopotamus, Yunanca’da “ nehir atı “ anlamına gelir. Bu ismine rağmen su aygırı; kara hayvanı olan atlardan çok; deniz hayvanları olan balina ve yunuslarla daha yakın akrabadır.

Su Aygırlarının Yaşam Tarzı

Su aygırılar, 20’den fazla hayvandan oluşan topluluklar halinde yaşarlar. Su ve karada yaşayabilen bu grupların, sınırları belli olan egemenlik alanları vardır. Bu alanlar erkek su aygırılar tarafından, dışkısını fırlatmasıyla belirlenir. Erkek su aygırılar bu alanları birbirlerine karşı sert bir şekilde savunurlar, bu rekabet ciddi yaralanmalara hatta ölümlere bile neden olabilir.

Su aygırılar, suda yaşam tarzını benimsemişlerdir. Suyun ve güneşin etkilerinden, pembe renkli sümüksü salgı ile korunan su aygırılar, sadece burun delikleri suyun üstünde kalacak şekilde suya dalarlar. Burun delikleri sayesinde 10 dakika kadar suyun altına kalabilen su aygırlar, aslında kötü bir yüzücüdürler, çoğunlukla akarsuyun zemininde yürüyerek hareket eder ya da kendilerini suya taşıtarak, suda hareket ederler.

Genelde geceleri karaya çıkan su aygırılar, 50 kg civarında bitki tüketirler. Su aygırılar, genelde aslan ve timsah gibi hayvanlar tarafından saldırıya uğrasalar da, genç su aygırılar, yetişkin su aygırılar tarafından korunduklarından, yalnız yakalanmadıkları sürece bu saldırılar sırasında ölmezler.

Su Aygırları Nerede Yaşarlar

Tarihi zamanlarda Afrika’da Sahara’nın güney kesimlerindeki kıyılarda, Nil bölgesinde ve 3500 yıl önce ortadan kalkan, Mezopotamya ve Kuzeybatı Afrika da yaşarken, 2000 yıl öncesinde de Ürdün Vadisinde bulunmaktaydı.

Günümüzde su aygırılar sadece; Afrika’da Sahra’nın güneyinde, Aşağı Nil ve Kap bölgesindeki geniş alanlarda yaşarlar.

Buralar dışında  Ndumo, Krügerpark, Moremi Game Reserve, Chobe, Mana Pools, Kafue, Südluangwa gibi koruma alanlarında da su aygırı görmek mümkündür.

Su Aygırının Yapısı ve Özellikleri

Yetişkin bir su aygırının fiziksel özellikleri şöyledir; omuz yüksekliği 1,5 m, vücudu 4,5m, gövdeye basık kuyruk yapısı 50 cm. Su aygırlar 2700 ila 4500 kg ağırlığına sahip olabilen, en büyük ikinci kara hayvanı olma özelliğine sahiptir.

Su aygırının kulakları, gözleri ve burun delikleri kafasının üzerinde yüksek bir seviyededir. Böylece su aygırı su yüzeyinin altında yüzerken ya da dinlenirken, bu organlar suyun üstüne kalırlar. Kısa bacaklarının üzerindeki fıçıyı andıran gövdesi çıplak bir yapıdır, gri – siyah renkteki derisi, göz ve kulak çevrelerinde pembe bir hal alır.

Su aygırının; her toplamda; iki yanda 3 kesici dişi, 1 köpek dişi, 4 öğütücü azı dişi ve 3 azı dişi olmak üzere belirgin dişleri ve diğer dişleri olmak üzere 44 dişi vardır. Alt çenesinde yer alan kesici dişler yatay bir pozisyondadır ve oldukça tehlikelidir, bu dişler ile yukarıdaki köpek dişleri birbirleriyle kesiştiklerinde çok tehlikeli birer silaha dönüşürler.

Su aygırları, azami 48 km/sa hızına ulaşabilirler. Afrika’nın beş büyüklerinden biri olan su aygırları; yüksek hız, iri cüsse ve ölümcül dişleriyle rakiplerine gözdağı vermektedir.

Su Aygırlarında Üreme

Kuraklık zamanında çiftleşmeyi tercih eden su aygırlar, sekiz ay gebelik sürecinin ardından yağmur zamanı yavru su aygırını Dünya’ya getirirler. Döllenme olayı ve doğum olayı su da gerçekleşir. Döllenme sırasında dişi su aygırı tamamen suyun altına bastırılır, sadece hava almak için yüzeye çıkar.

Yeni doğan bir su aygırı 30 – 50 kg ağırlığındadır, yavru su aygırı doğduktan hemen sonra yürüme ve kendini su zemininden yüzeye çıkarma gibi kabiliyetlere sahiptir. Anne su aygırı, yavrusunu kendine bağlamak için, yavrusunu peşinden ayırmaz, diğer su aygırlarını yavrusuna yaklaştırmaz. Gruptan bağımsız bir şekilde yavrusunu sürekli savunma içgüdüsü içerisinde olan anne su aygırı, yavrularını emzirir, bu sayede anne su aygırı gece otlamaya gittiğinde, yavrusu da annesine duyduğu bağlılıkla onun peşinden gider.

İlk hafta geçtikten sonra annesi, yavrularıyla birlikte gruba dâhil olur. Bu sırada emzirmeye devam ederken, bitkisel beslenmeyi de destekleyen anne; yavru bir yaşına geldiğinde emzirmeyi bırakır, genç su aygırı sadece bitkisel beslenmeye devam eder. Buna rağmen annesinin çevresinden ayrılmayan genç su aygırı, yaklaşık 6 yıl sonra cinsel erginliğe ulaşarak ve kendine yeni bir yol çizer.

İnsanlar ve Su Aygırlar

Su aygırları, lezzetli etleri, fildişi benzeri yapıdaki dişleri ve bazen de zevkine insanlar tarafından av olmuşlardır.

Su aygırı masumane görünüşünün aksine pekte barışçıl bir hayvan değildir. Afrika’da timsah ve aslan gibi yırtıcılardan daha çok insan ölümüne neden olan su aygırılar; kafasını şahmerdan gibi kullanıp, 50 cm’i bulan köpek dişleriyle çok tehlikeli bir silah haline dönüşür. Bu hareketiyle yetişkin bir timsahı bir ısırıkta ortadan ikiye ayırabilen su aygırları, su kayıklarının küçük olanlarını ters-yüz etmekten hiç çekinmezler.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu