Yaşam

Tarihteki En Kötü Salgınlar

Pandemi: Covid-19 ile tanıştıktan sonra birçok kez duymaya başladığımız bu tanım, Covid-19’dan önce de defalarca kez tekrar etmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya çapında yayılan bir hastalık pandemi olarak kabul edilir.

Bir yerde patojen ortaya çıktığında yapılabilir ve bir saldın da oluşturabilir. Eğer salgın ilerlerse, o eyalette veya menşei ülkeyi sarabilir. Bölge sınırlarını aşması durumunda ise birkaç kıtadan çeşitli bölgelere seyahat eder ve önemli sayıda insanı etkilerse, pandemik hastalık haline gelir.

Tarihin sayfalarını karıştıracak olursak; kabalıkları etkileyen, insanlık tarihinden bugüne kadar kaydedilen en ölümcül salgınlardan biri olan ve bugün bile en çok anılanlardan Kara Veba’yı hatırlamış olacağız.  Dünyada yaşanan en kötü salgın hastalıklar:

Antonina Vebası

  • Yıl: 165
  • Ölümler: 5 milyon
  • Nedeni: Bilinmiyor

Antik Roma’da başlayan ve Tüm Roma’yı etkilen, 165 yılının kış mevsiminden 180’li yıllara kadar süren bu salgın, adını o dönemde bölgeyi yöneten aileden almıştır. Galen Vebası olarak da bilinen hastalık, Türkiye, Mısır, Yunanistan ve İtalya’nın tamamını etkiledi.

Deride suçiçeği ve kızamık gibi küçük yaralara neden olan bu viral enfeksiyonun nedeni hala bilinememektedir. Roma şehrinde 2000’den fazla insanı öldürdü. Ölüm oranı %25’ti, yani hasta olan her 4 kişiden biri öldü. Bazı şehirlerde nüfusun %30’unu kaybettiği bilinmektedir.

İlgili Makaleler

Justinianus Vebası

  • Yıl: 541-542
  • Ölümler: 25 milyon
  • Nedeni: Bubonik (Hıyarcıklı), kemirgenlerin üzerindeki pireler

Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşü esnasında, ​​Justinianus eldeki bütün imkânlarla yeniden restore yapmaya çalıştı. Kıtalara yayılan savaş esnasında, gemilerden gelen enfekte farelerdeki pirelerden bulaşan bu veba, Mısır’da ortaya çıkmıştır.

Orta Doğu’dan, Bizans İmparatorluğunun başkenti Konstantinopolis kadar gelen ilk hıyarcıklı veba türüydü ve şehrin nüfusunu mahvetti. Başkentte hastalık nedeniyle 1 milyona yakın kişinin öldüğü tahmin edilmektedir. Justinianus Vebasına, İmparatorda yakalandı fakat hayatta kaldı.

Suriye, Avrupa ve Asya kıtalarına sıçrayan veba, enfekte kemirgenlerin üzerinde yer alan pirelerin temas veya batma sonrası bulaşmaktaydı. Yersinia pestis adlı bakteri, organizmaya saldırıp, koltuk altı, kasık boyundaki lenf düğümlerinin reaksiyona girmesine neden olur,  bu da şişerek büyük irin kabarcıkları oluşturur.

Üçüncü Kolera Pandemisi

  • Evet: 1852 ve 1860
  • Ölümler: 1 milyon
  • Nedeni: Kolera

Yedi kolera salgınından en kötüsü, üçüncüsüdür. Üçüncü Kolera Pandemisi, 1852’den 1860 yılına kadar süren, Hindistan’da ortaya çıktı. Ganj nehri yoluyla; Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika’ya ulaştı ve yaklaşık bir milyonu insanı yok etti.

Kolera, ince bağırsakta oluşan bir enfeksiyondur ve suda yaşayan bakterilerden (kolerik vibrion) kaynaklanır. Hastalığın neden olduğu ishal günlerce sürebilir ve vücudu agresif bir şekilde kurutarak elektrolit bozukluğuna neden olabilir. Gözlerin yuvalara batması, cilt elastikiyetinin azalması, hidrasyon eksikliği nedeniyle ellerin ve ayakların kırışması gibi birçok etkisi vardır. En şiddetli halinde cilt mavimsi veya morumsu bir renge bürünür. İnsan dışkısı (bakteri varlığında), kötü yıkanmış yiyecekler ve kirlenmiş sular bulaşır. Diğer salgınların aksine, kolera sadece insanları etkiler.

Rus Gribi

  • Yıl: 1889 – 1890
  • Ölümler: 1.5 milyon
  • Nedeni: grip

1889 yılında, Asya gribi olarak da bilinen Rus Gribi; Buhara – Orta Asya (Türkistan), Athabasca – Kanada ve Grönland olmak üzere üç farklı bölgede ilk vakalarını göstermiştir. Çoğunlukla çocukları ve gençleri etkileyen Rus Gribi, 1 – 1,5 milyon insanın ölümüne yol açtı. Hastalığın H2N2 virüsünden kaynaklandığına inanılıyordu, son bulgular ise hastalığa İnfluenza A’nın H3N8 tipi virüsün neden olduğunu gösterdi. Hastalarda pnömoni ve ateş nöbetlerine neden oldu.

Altıncı Kolera Salgını

  • Yıl: 1910 – 1911
  • Ölümler: 800.000
  • Nedeni: Kolera

Diğer kolera salgınları gibi, altıncı kolera salgını da Hindistan da ortaya çıkıp, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Rusya ve Doğu Avrupa’ya yayıldı. Salgın, Amerika kıtasına geldiğinde ise, sağlık yetkilileri önceden sahip oldukları bilgileri uygulayıp hızlı hareket ettiler ve enfekte olan insanları izole ederek ülkede, yalnızca 11 ölümle altıncı kolera salgınından kurtuldular.

Hindistan ve bazı gelişmekte olan ülkelerde hala yüksek insidans ve yaygın olarak görülebilen bu salgın, ABD ve gelişmiş olan ülkelerde büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır.

Altıncı kolera salgınında toplamda 800.000 kişinin ölümüne neden olmuştur.

İspanyol Gribi

  • Yıl: 1918
  • Ölümler: 20 milyon – 50 milyona
  • Nedeni: Grip

İspanyol gribi, influenza A, H1N1 virüsünün bir varyantının neden olduğu çok güçlü bir griptir. Tarihte en çok ölüme neden olan hastalıklardan biridir. 20. Yüzyılın başında dünyanın çeşitli yerlerinde insanları etkileyen İspanyol Gribi, 20 milyon ile 50 milyon arasında çok sayıda insanın ölümüne neden olmuştur.

Salgın aslında İspanya’da başlamamıştır. Fakat İspanyol gribi olarak adlandırılmasının sebebi, I. Dünya Savaşı’nda yer almayan İspanya’nın salgın konusunu ilk kez gündeme getirmiş olmasıdır.

İnfluenza virüsü, gençlerin ve yaşlıların bağışıklık sistemlerini enfekte ederek, yok ediyordu. Genç yetişkinlerin büyük bir bölümü hastalıkla mücadeleyi kaybetti. Bazı araştırmalar, o dönemde pandeminin profilini daha da kötüleştiren başka faktörlerde olduğunu işaret ediyor: Hastanelerde ve tıp kamplarındaki hijyen eksiliği, yetersiz beslenme, aşırı kalabalık.

Covid-19

  • Yıl: 2019 – 2021
  • Ölümler: 1,92 Milyon
  • Neden: Koronavirüs SARS-Cov-2

2019 yılı Aralık ayında, Çin’in Wuhan kentinde keşfedilen bu virüs, yüksek yayılma hızına sahiptir ve çok sayıda ölüme neden olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü, virüsün neden olduğu hastalık için pandemi durumu ilan etti ve COVID-19 (Coronavirüs Hastalığı 2019) olarak adlandırıldı.

Hastalığın başta zoonoz karakterine sahip olduğu düşünülse de, virüsün hayvanlardan geldiğine dair hiçbir bilimsel kanıt bulunamadı. ( Yarasa veya pangolinden gelmiş olabileceği düşünülüyordu.)

Covid-19 ‘da en sık görülen semptomlar; ani ateş, öksürük, yorgunluk, kas ağrısı, tat ev koku eksikliği ve nefes darlığıdır. Bunlara ek olarak; parmaklarda veya vücudun diğer kısımlarında lekeler, ishal, boğaz ağrısı ve konjunktivit gibi bazı başka bulgu ve belirtilere de görülebilir.

Kişiden kişiye belirtilerin değişkenlik göstermesi hastalığın kontrolünü zorlaştırmaktadır. Covid-19,  genç ve sağlıklı insanlarda hafif semptomlar gösterirken, 60 yaşın üstündekiler ve kronik hastalar gibi yüksek risk grubundaki kişiler içim ölümlerle sonuçlanabilmektedir.

Covid-19’un önleyici tedbirleri arasında; sosyal mesafe, kolonya ve antibakteriyel jel kullanımı, yüzeylerde dezenfektan kullanımı, maske kullanımı, su ve sabunla sürekli el hijyeni yer almaktadır. Özellikle herhangi bir yüzeyle temas ettikten sonra, ellerinizi ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize temas ettirmekten kaçının.

Özellikle sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı ve dini, politik, turistik, kültürel ve eğitimsel vb. birçok etkinlik ve faaliyetinin durdurulması,  tüm ülkelerin sanayi ve turizm gibi sektörlerini sekteye uğrattı dolayısıyla ülkeler ekonomileri açısından da oldukça zorlayıcı süreçler yaşadılar. Pandemi süreci boyunca, gerekli onayların alındığı ve kendini kanıtlamış belli başlı farklı ilaçlarla covid-19 ile mücadele edilmeye çalışıldı. Kullanılan bu ilaçlar her ne kadar covid-19’lu bir hastayı tedavi etmekte önemli bir etken olsa da, aslında mücadelede en önemli etkenin hastanın vücut direnci olduğunu söyleyebiliriz.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu